Wednesday, October 31, 2007

ÖFKE????????


acı mı çekiyorum??bilmiyorum.daha çok öfke sanırım benimkisi.boşa geçirilen zamana ve harcanan duygulara karşı.fark ediş aynı zamanda.daha iyi görüyorum sanki öfke gözlüklerimi takınca.hakaretler,küfürler sıralanıyor dilime.aklımda savrulan onlarca düşünce ve yine gelip gözlerime konan katıksız,sade öfke.

Sunday, October 28, 2007

Boomp3.com
this is me dying in your arms
i cut you out set now set me free

you poisoned my life
so i take this knife
and i cut you out
cut you out
(trivium-dying in your arms)


bir küçük kız varmış kendi dünyasında yaşayan.günlerden bir gün bu küçük kız adımını atmış dünyasından dışarı.binip hayallerine uzaklaşmaya karar vermiş dünyasından .çünkü çok yalnızmış dünyasında üstelik kimse girmeyi,görmeyi denememiş bile.sıkılan kız tüm duygularını sevgisini,ilgisini,umutlarını,iyi niyetini de alıp çıkmış yola barınabilecek başka bir dünya bulmak için.gördüğü hiç bir yeri beğenememiş,beğendikleri onu kabul etmemiş.tam pes etmek üzereyken evinde gibi hissettiği bir dünya bulmuş,kendininkinden neredeyse farksız.mutlulukla girmiş içine yanındaki tüm duygularıyla.tanımak için de o dünyada ordan oraya savrulmuş dünyanın sahibi bir küçük çocukla.kız öyle alışmış ki çocuğa dünyasından getirdiği ne varsa sunmuş onun önüne.kendi elleriyle vermiş ne varsa elinde avucunda.ama çocuk sevmemiş kızı her ne kadar kız aksini düşünse de,alışamamış bir türlü kıza. sonra sırayla kızın iyi niyetini yok etmiş.kız artık güvenemez olmuş hiç kimseye,her yönden kötülük bekler olmuş.sonra kızın ilgisini hiçe saymış,umursamadan arkasını dönüp çekip gitmiş yanından.sonra bir gün sevgisini de almış elinden,kızın elleriyle verdiği kalbini ellerine alıp parça parça etmiş. en son da umutlarını öldürmüş koskoca bir hançerle.ayağının dibine yığılanlara bir kaç damla gözyaşı dökmüş zavallı küçük kız.elindekileri bırakıp kaçmış,geri götürmemek için dünyasına bozulmuşlukları.eskisinden daha yalnız,hiç birşeyiyle dönmüş evine.

yemin etmiş güvenmemeye,iyi niyetini geride bırakmaya,sevmemeye ve umut etmemeye.bir daha da dünyasından çıkmamak için hayallerini yakmış geride kalan herşeyiyle birlikte.dünyasındaki renkler de hayallerinin isiyle kararıp simsiyah olmuş.artık en açık rengi griymiş kızın.ışık girmesin,yalancı yıldızlar kandırmaya çalışmasınlar diye parıltılarıyla örtmüş üstünü dünyasının yarasının kabuklarıyla.kimse girmeye çalışmasın diye.